Bu yazı 28 Ağustos 2013, Çarşamba 17:03:20 tarihinde eklendi. 749 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

ANNEMM - Muammer KÖKÇÜ

ANNEMM

  Günler geçiyor, her güne yeni umutlar ekleniyor büyüyorum anne…

Daha karnındayken hayatı iki kişilik yaşamaya başladın.

Kaç kere uykusuz kaldın, gözlerimi her açtığımda başucumda biteceğini bilmenin güveniyle büyüdüm.

       Her derdimi derdin bildin, mutluluğumu mutluluğun.

Büyüdüm…  Çok büyüdüm…  Senden habersiz bambaşka bir hayatta buldum kendimi. Fark ettim ki bana çocukken anlattığın masalların karşılığı yokmuş gerçek hayatta. Söylemedim sana örselendiğimi, yorulduğumu, canımın yandığını… Hiç bilmedin anne.

        Bir yerim acıdığında sırf canın yanmasın diye söylemedim, kalbimde yaşadım acımı. Her geçen gün biraz daha büyüdüm, her şeyi bildiğimi sandım.

         Oysa bilmek bazen mutsuz kılıyormuş insanı… Her zaman değil de bazen, ama o bazenin en orta yerinde eyvah bile diyemeden kala kaldım.

……..Sonra kafesten uçma vakti geldi. Bir kuş misali ayakta kalabilmenin yolu, tek başına kanat çırpmayı öğrenmekten geçiyormuş. Sen yokken bir şarkıya, bir film karesine, hayatın içinden herhangi bir şeye sığındım. Çoğu zaman güç aldım onlardan. Ama hayatımdaki hiçbir şey senin kadar güç vermiyor ANNE…..

          Hep sarılıp kolladın beni, hep güçlü oldun hayatta… Hani derlerya ‘’Kadınlar zayıftır; ama anneler güçlüdür,’’ diye hiç inancını kaybetmedin anne. Kalp çarpıntısını deprem sandığım zamanlarda hep sen yanımdaydın. Artık kendi kararlarını kendin almalısın dediğinde yalnız kaldım sanmıştım. Oysa sen her zaman görünmez meleğim oldun.

          Günler, haftalar, yıllar şaşırtacak şekilde hızlı geçiyor, yoruluyorum, yıpranıyorum:

Kendisiyle kavgasını bitirmediği için durmadan etrafındaki herkesle kavga edenlerden, bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın atasözünü en önemli yapanlardan, yani kısacası sokağa çıktığımızda gördüğümüz binlercesinden yoruldum artık neredesin anne…

           Yaşama sıkı sıkı sarılan yanımı reddediyorum bazen, güçsüzleşiyorum, elimi ayağımı nereye koyacağımı bilmiyorum, bu hallerime nasıl sabrettin anne…

           Anlayacağın çocukluğumu özledim anne. Sevmedim bu hayat oyununu hep kaybediyorum. Zaman geriye gitmez ki kalbimi kandıramam ki?

 

           Yinede ayaktayım direniyorum, öğreniyorum kaybederek yaşamayı, düşüp büyüyerek kalkmayı. ANNE…   

Yazdır Paylaş
Diğer Muammer KÖKÇÜ Yazıları
Europa Design Profesyonel Haber Yazılımı