IŞİD DERKEN IŞİD’LEŞENLER


Bu makale 2015-03-11 14:14:48 eklenmiş ve 2767 kez görüntülenmiştir.
Hadi ÖNAL

Suriye'de PYD'nin kontrolünde bulunan Kobani kentine IŞİD saldırısını protesto eden PKK ve yandaşlarının yurt genelinde başlattığı yol kesme, işyeri yağmalama, ev ve okul kundaklama, araç yakma, sağı solu tahrip etme ve kendi insanı olan 32 vatandaşı katletme vahşeti nihayet sonlandırıldı. Sağduyu sahibi her vatandaşın, özellikle de devlet yönetiyorum iddiası ile işbaşında olan hükümetin ve muhalefetin olanlardan çıkaracağı o kadar çok ders var ki…

 7 Ekim 2014 tarihinde başlatılıp 10 Ekim 2014 tarihinde başlatanlarca sona erdirilen eylemlerde yaşananlar cehaletin olduğu kadar şuursuzluğun ve sürü anlayışının bir tezahürü idi. Daha çok Kürt vatandaşlarımızın yoğun yaşadığı şehir ve bölgelerde meydana gelen olaylardan etkilenen en çok da yine Kürt vatandaşlarımız oldu. Kürt vatandaşlarımızın büyük bir kısmı ilk defa terörün gerçek yüzü ile karşılaştılar. İlk defa Ankara bağlantılı Kandil-İmralı arasında gerilen ipte cambazlığa soyunanların kendilerine ne gibi bir gelecek hazırladıklarına şahit oldular. Terörü önlemek için teröristle pazarlık edilmenin yanlışlığını anladılar. İlk defa devlet olma gerçeğinin vatandaşını koruma olduğu gerçeği, kamu düzeninin her şeyin üstünde geldiği gerçeği cuk dedi oturdu devlet yönetenlerle birlikte aklı evvellerin kafasına. Neyin açılımı deyip de sorgulamayan, nereye kadar açılım deyip de cevap bulmadan terör örgütünün değirmenine su taşımanın nelere sebep olduğu, olacağı şu dört gün içerisinde ayan beyan ortaya çıktı O nedenle şu dört gün, çok ama çok iyi tahlil edilmelidir. 

Şehirleri abluka altına alan terörün neler yaptığını bu ülke insanı yandaş ve yandaş olmayan TV kanallarından öğrendi. PKK ve onun şehir yapılanması olan KCK’nın yurt genelinde başlattığı eylemlerde 13’ü Diyarbakır’da olmak üzere toplam 32 Kürt vatandaş hayatını kaybetti. Bingöl’de şehit olan iki emniyet görevlisini ile öldürülen dört PKK teröristini de sayarsak rakamın 40’a yaklaştığı görülür. 

Yapılanların elbette ki bilançosu şehir şehir çıkartılacaktır. Ben, burada İbn-ün Ezrak, İbrahim Gülşeni, Molla Çelebi, Ahmet Mürşidi, Ebu’l Kasım, Ali Emiri, Ziya Gökalp, Süleyman Nazif, Cahit Sıtkı Tarancı, Faik Ali Ozansoy, Ahmet Arif, Sezai Karakoç gibi gönül ve fikir dünyamızın yıldızlarını yetiştiren peygamberler, şühedalar, sıddıklar ve veliler şehri Diyarbakır’da yapılanları anlatmakla yetineceğim. Yok, yok ben anlatmayacağım. Diyarbakır’da olanları yine bir Diyarbakırlı hükümet üyesi, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker anlatacak. Eker, "Maalesef bu saldırılar ve olaylarda Diyarbakır'da 10 vatandaşımız hayatını kaybetti.(ki bu sayı son rakamlara göre 13 oldu).  124 bina saldırıya uğrayarak zarar gördü. 15 banka şubesi, 10'u kullanılamaz hale gelen 34 okul hasar gördü. Bunlardan 8'i Diyarbakır il merkezinde 26'sı ise taşra ilçelerinde bulunmaktadır. Resmi binalardan PTT bank ve diğer bankalar ile kamu kurumlarında yağma olayı yaşandı. Özel market ve dükkânlarda da yağma var. 17 özel araç, 20 resmi araç, 5 parti binası, 36 şehrin güvenliğini sağlamada kullanılan MOBESE kameralar zarar gördü”, dedi. 

Yine bir başka bakan, Ömer Çelik, yaptığı açıklamada; "Diyarbakır Ziya Gökalp Müzesi'ne yapılan saldırı sonucunda müze binası tamamen tahrip edilmiş, müze envanterinde bulunan yaklaşık 20 eser çalınmış, çok sayıda kitap da yanmıştır. Barbarlar tarih boyunca olduğu gibi şimdi de kütüphaneye, müzeye ve kitaplara saldırdı. Kendisine "siyasetçi" diyenlerin kışkırttığı barbarlar, çocukların kütüphanesini yaktılar. Kültür merkezini yıktılar.",dedi.

Bilim, kültür ve sanat merkezi; turizm kenti Diyarbakır ortaya konulan bu senaryo ile üç beş caninin ve onların peşine takılan cehaletin teker yakma ayinlerinin merkezi yapılmak isteniyor. Olanlar, terör örgütü PKK ve onun şehir yapılanması olan KCK’nın nasıl bir anlayışa sahip olduğunu da açıkça göstermektedir. Korku imparatorluğu kurmak, Kürt kardeşlerimiz başta olmak üzere herkese ve herkesime zarar vermek, insanını cehaletin çukuruna çekmek, yoksullaştırmak, kendisinin ve emir aldığı efendisinin kölesi yapmak…  Bu yapı ve bu mantıkla mücadele şarttır, elzemdir. Özellikle Kürt kardeşlerimin bu gerçeği çok iyi görmeleri gerekmektedir. 

“Kobani’ye Türk askeri niçin müdahale etmiyor”, diyen asker katillerine, IŞİD derken IŞİD’leşenlere, kendi insanının kafasını taşla ezen canilere, kendi insanını çatıdan atarak üstünden otomobille gezen insan ve İslam düşmanlarına, yağma ve talancılara, okul ve kütüphane kundaklayıcılarına, çocukların ardına gizlenerek teker yakma ayini düzenleyenlere dur demenin vakti çoktan geldi ve geçiyor. İnsan olmanın, İslam olmanın, devlet olmanın ve millet olarak varlığımızı sürdürmemizin olmazsa olmazı da budur.

 

Hadi Önal (hadional23@gmail.com)

11 Ekim 2014/Diyarbakır

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Anket
Bir gazeteyi takip etmenizin sebebi nedir?
İçeriği
Yazarları
Siyasi görüşü
Görsel çekiciliği
Diğer
Mansetten Düsen Haberler
Elazığ Sonnokta Gazetesi
© Copyright 2013 elazigsonnokta.com/. Tüm hakları saklıdır.Web Tasarım Elazığ Sonnokta haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Web Tasarım Hizmeti
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi